Bakan Yılmaz, 11. Uluslararası MEB Robot Yarışması açılış töreninde “Ülkelerin geleceğinin bilime, teknolojiye ve bilim insanlarına verdikleri önemle şekilleneceğini işaret ederek, marifet iltifata tabidir” diye konuştu.

Bakan Yılmaz, 11. Uluslararası MEB Robot Yarışması açılış törenine katıldı

Millî Eğitim Bakanı İsmet Yılmaz, teknolojide en büyük gelişimin robot alanında gerçekleştiğine işaret ederek, “Önce hayal sonra icat… Her öğrencimizin bu alanda bir icat çıkarmasını istiyoruz, icatların da birbiriyle yarışmasını istiyoruz.” dedi.

10.05.2017 16:17

Millî Eğitim Bakanı İsmet Yılmaz, Konya´da bu yılki ana teması “Mevlana”, sloganı ise “Ahican Hoşgörü Kenti Konya´da” olarak belirlenen  “11. Uluslararası MEB Robot Yarışması”nın açılışındaki konuşmasında, ülkelerin geleceğinin bilime, teknolojiye ve bilim insanlarına verdikleri önemle şekilleneceğini işaret etti.

“Marifet iltifata tabidir” sözünü hatırlatan Yılmaz, gayret gösteren, bir eser ortaya koyan kişilerin fark edilmesinin, yapılanların boşa gitmediğinin gösterilmesi açısından önemli olduğunu söyledi. Farklı yaş ve eğitim seviyelerindeki bireylere yönelik bilimsel çalışmaların konu ile ilgili toplumsal farkındalığın oluşmasına ve birçok alanda yeni gelişmelere zemin hazırlayacağının altını çizen Yılmaz, “Bilim ile ilgili her faaliyet, gençlerde merak uyandıracak ve gelecek ile ilgili hedeflerine bilimi dahil etmelerini sağlayacaktır. Öğrencilerimizin uluslararası arenada rekabet edebilecek seviyede yüksek teknolojiye vakıf olması, bildiğini üretime dönüştürmesi eğitimde önceliğimizdir.” dedi.

Ülkenin en öncelikli ve en önemli konusunun eğitim olduğunu ifade eden Yılmaz, bu bilinçle, merkezi bütçeden en çok payı eğitime ayırdıklarını, 2017´de eğitime ayrılan miktarın 122 milyar liraya ve bütçe içindeki oranının da yüzde 20´ye yükseldiğini hatırlattı. 

Eğitimde fırsat eşitliğini, kaliteli eğitimi, hayat boyu öğrenmeyi, öğretmenlerin eğitimini, mesleki ve teknik eğitimi önemsediklerini vurgulayan Yılmaz, “Avrupa´da yükseköğretim öğrencileri sayısı bakımından ikinci sıradayız. Tek bu kriter bile Türkiye´nin yarınının çok daha aydınlık olacağını göstermeye yeterlidir.” değerlendirmesini yaptı.

“En önemli kazanım, milletin tekrar özgüvenini kazanmış olması”

Bakan Yılmaz, hızla değişen dünyada yeni teknolojilerin geliştirildiğini, 100 yıl önce kablosuz olarak istenilen kişi ile görüşülebileceği hayal bile edilemezken bugün akıllı cihazlarla görüntülü görüşmeler yapılabildiğini anlattı.

İstenilen birçok bilgiye tek tuşla ulaşılabildiğine vurgu yapan Yılmaz, sözlerini şöyle sürdürdü: “Bu yarışmanın odağındaki robot teması da yavaş yavaş hayatımızın birçok alanında kendine yer bulan önemli bir konudur. Teknolojide en büyük gelişim, robot alanında gerçekleşmektedir. Bu alanda dün hayal denilen şeyler bugün birer birer gerçekleşiyor. Bu alandaki gelişmelere bir sınır koyabilmek de mümkün değildir.

“Her öğrencimizin bu alanda bir icat çıkarmasını istiyoruz”

Önce hayal sonra icat… Her öğrencimizin bu alanda bir icat çıkarmasını istiyoruz, icatların da birbiriyle yarışmasını istiyoruz. Bu etkinlikten de görüleceği üzere gerek ülkemizde gerek dünyada güzel bir gelecek için hayal kuran birçok gencimiz var. Einstein, ´Mantık bizi A noktasından B noktasına götürür, hayal gücü ise her yere.´ diyor. Onun için hayal etmeyi hiçbir zaman bırakmayacağız. Hayal edeceğiz ki hayalimiz bir gün gerçek olsun ve hayat bulsun. Başarı için öncelikle hayal gücümüzün ve başarma azmimizin önündeki engelleri kaldırmalıyız. Engelleri özgüven ile kaldırabiliriz. Son 15 yılda bu ülkeye çok önemli şeyler kazandırıldı. En önemlisi bu milletin tekrar özgüvenini kazanmış olmasıdır.”

Bakan Yılmaz, Türk mühendislerin Atak helikopterini, Altay tankını, Göktürk-2 uydusunu, insansız hava aracı ANKA´yı, ilk savaş gemisi MİLGEM´i, HÜRKUŞ eğitim uçağını, milli mühimmatlar olarak UMTAS, Cirit ve SOM füzelerini ürettiğini, bunların birçoğunun da ihraç edildiğini dile getirdi. “Türkiye, kendi savaş uçağını yapar mı?” diye sorduklarında “Yaparız” yanıtının verildiğini aktaran Yılmaz, “İşte bize bunu söyleten, bu milletin kazanmış olduğu özgüvendir. Türkiye, hafif ticari araç üretiminde Avrupa birincisi, otobüs üretiminde Avrupa ikincisi, Avrupa´da en çok marka üretimi yapan ülke. Tarihi mirasımız ne kadar büyükse onları yaşatma ve koruma sorumluluğu da o derece büyüktür. Çağı ile rekabet eden, bilgiyi ve yüksek katma değerli ürünleri üreten, ürettiğini ihraç edebilen ve her alanda marka olan bir Türkiye istiyoruz. Bunun yolunun da nitelikli bir mesleki eğitimden geçtiğini biliyoruz.” değerlendirmesini yaptı.

Ülkelerin eğitim seviyelerinin, milli geliri ile eş seviyede olduğunu dile getiren Yılmaz, “Eğer petrolünüz, doğalgaz ve madenleriniz yok, buna rağmen ürettiğiniz milli gelir ile dünyada ilk 20 ülke arasındaysanız, bunu beşeri sermayenize borçlusunuz. Beşeri sermayenin gücü de eğitimden kaynaklanır.” dedi. Türkiye´nin 2023 yılında dünyanın en büyük 10 ekonomisinden biri olma hedefini hatırlatan Yılmaz, “Buna ulaşabilmek için daha kaliteli eğitime ihtiyaç var.” dedi.

Bakan Yılmaz, geçen yılki yarışmada dereceye giren Karabük Üniversitesi ekibinin, robotun adeta ana ülkesi olan Japonya´da birincilik ve ikincilik kazandığını hatırlattı. Türkiye´de teknik ve bilimsel eğitimin geliştiğini ifade eden Yılmaz, “Bizim çocuklarımız azimle, sebatla çalıştıklarında ve gerekli destek verildiğinde büyük başarılar kazanacak yeteneğe fazlasıyla sahiptirler.” diye konuştu.

Teknoloji ile iç içe, araştıran, üreten ve geliştiren genç bir nesil

“Endüstri 4.0″ olarak adlandırılan 4. Sanayi Devrimi´nin başlangıç yıllarının yaşandığına işaret eden Yılmaz, şunları kaydetti: “Endüstri 4.0 temel olarak bilişim teknolojileri ile endüstriyi bir araya getirerek daha rekabetçi, daha ekonomik bir o kadar da yüksek verimlilikle çalışan cihazların üretimini amaçlayan bir anlayışın genel adıdır. Böylesine önemli bir sürecin başında bulunduğumuzun farkında olarak kendimizi ve siz gençlerimizi bu geleceğe hazırlıyoruz. En önemli avantajımız, teknoloji ile iç içe yaşayan, araştıran, üreten, öğrenen, geliştiren bir genç neslimiz olmasıdır. Dünyanın en genç nüfusuna sahip ülkelerden biri olan Türkiye´de köklü medeniyetimizden aldığımız güçle, gençlerimizi bedenen ve ruhen iyi eğitim almış, her anlamda donanımlı bireyler olarak yetiştirmek istiyoruz. Şundan eminiz ki Türkiye´nin yarını, bugünden daha aydınlık olacaktır.”

Yorum eklemek için kullanıcı girişi yapmanız gerekmektedir. Giriş