Bakan Yılmaz, yeni müfredatı açıkladı. ” “Atatürkçülük, Atatürk´ün kurduğu Cumhuriyeti güçlendirmekten geçer” diye konuştu.

Bakan Yılmaz, yeni müfredatı açıkladı

 

Millî Eğitim Bakanı İsmet Yılmaz, “İlkokul ve ortaokul düzeyinde 17, lise düzeyinde 24, imam hatip ortaokulu ve imam hatip lisesi düzeyinde 10 olmak üzere toplam 51 ayrı, sınıflar esas alındığında ise 176 müfredat yenilendi.” dedi.

 

18.07.2017 17:09

Millî Eğitim Bakanı İsmet Yılmaz, MEB Başöğretmen Salonunda düzenlediği basın toplantısında, yeni müfredata ilişkin açıklamalarda bulundu ve basın mensuplarının sorularını yanıtladı. Müfredatları geliştirme, yenileme ve güncelleme çalışmalarının 2005´te başladığını, 2015-2016 eğitim öğretim yılında ise 51 programda tamamlandığını ifade eden Yılmaz, “2016-2017 eğitim öğretim yılının başından bugüne kadar 51 müfredat ekseninde kapsamlı bir şekilde bir yenileme, güncelleme, gözden geçirme, ikmal ve değişiklik çalışması yapıldı.” bilgisini paylaştı.

Yenileme çalışmalarının başlamasında kalkınma planları, hükümet eylem planları, gerçekleştirilen bilimsel araştırmaların etkisinin bulunduğuna işaret eden Bakan Yılmaz, bu kapsamda, mevcut müfredatı yenileme sürecinde yürütülen çalışmaları anlattı. Eğitim programlarına ilişkin yapılan anketlerdeki öğretmenlerin görüşlerine ilişkin bilgi veren Yılmaz, öğretmenlerin, müfredatın öğrencide bilimsel merak uyandırma düzeyinin düşük, kazanımlarının çok ve yoğun olduğunu, öğrenciyi ezbere mecbur bıraktığını düşündüğünü söyledi. Anketlerin öğrencilere ve velilere de uygulandığını kaydeden Yılmaz, “Öğrencilerin yaklaşık 3´te biri, en başarısız oldukları dersin matematik ve fizik, ardından kimya olduğunu ifade etti. Ankete katılan öğrencilerin yarıdan fazlası, üniversite sınav kaygısı nedeniyle dersi takip ettiklerini, yaklaşık 4´te biri bu dersleri ders geçme zorunluluğu olduğu için takip ettiklerini, öğrencilerin yarıdan fazlası ise derslerin kendilerini çok yorduğunu belirtti.” diye konuştu.

“Değerler ve değer eğitimi ana odak”

Bakan Yılmaz, 13 Ocak´ta askıya çıkarılan taslak öğretim programlarının 10 Şubat´a kadar “mufredat.meb.gov.tr” adresinde incelemeye ve görüş bildirimine açık tutulduğunu, bu süre zarfında çok sayıda görüş ile önerinin bakanlığa ulaştığını ifade etti. “Şunu çok iddialı olarak söylüyorum ki bu ana kadar hiçbir müfredat bu kadar çok demokratik katılımla oluşturulmadı ve halkımızın görüşlerine açılmadı.” değerlendirmesinde bulunan Yılmaz, müfredatın askıda kaldığı sürece, toplumun her kesiminden görüş alındığını, kamuoyundan gelen geri bildirimlerin, akademisyenlerin ve öğretmenlerden oluşan çalışma gruplarında görevli 360 kişinin katıldığı bir çalıştayda değerlendirildiğini belirtti. Yenilenen müfredatlarda değerler ve değer eğitiminin ana odağı oluşturduğuna işaret eden Yılmaz, öğrencilere aktarılması hedeflenen adalet, dostluk, dürüstlük, öz denetim, sabır, saygı, sevgi, sorumluluk, vatanseverlik ve yardımseverlik gibi kök değerlerin müfredata eklendiğini söyledi. Yılmaz, “İlkokul ve ortaokul düzeyinde 17, lise düzeyinde 24, imam hatip ortaokulu ve imam hatip lisesi düzeyinde 10 olmak üzere toplam 51 ayrı, sınıflar esas alındığında 176 müfredat yenilenmiştir. Programların tamamında 10 kök değer ve 9 temel yeterlilik ve beceri yer almaktadır.” bilgisini verdi.

“Müfredatların sade ve anlaşılır olması ön planda tutuldu”

Müfredatlarda öne çıkan yeniliklere ilişkin de açıklama yapan Bakan Yılmaz, yenilenen müfredatların sade ve anlaşılır olmasının ön planda tutulduğunu, öğrencilere kazandırılması hedeflenen yeterlilik ve beceriler belirlenirken derslerin doğasının dikkate alındığını vurguladı. Yılmaz, yenilenen müfredatlarla öğrencilere kazandırılması hedeflenen temel yeterlilik ve becerilerin, tüm disiplin alanları için ortak verildiğini belirtti.

Bakan Yılmaz, şunları kaydetti: “Yenilenen müfredatlar, ilk olarak 2017-2018 eğitim öğretim yılında 1, 5 ve 9. sınıflarda uygulamaya konulacaktır. Ocak 2018´e kadar programlarla ilgili olarak sahadaki uygulamalarımız üzerinden izleme ve değerlendirme çalışması yapacağız. Haziran 2018´e kadar değiştirilen müfredatların eğitim araç gereçlerini, ölçme araçlarını hazırlayacağız. Bugün açıkladığımız müfredat, bütün öğrencilerimizin, öğretmenlerimizin ve eğitim paydaşlarımızın görüş ve değerlendirmelerine açık olacak. Ocak ayının sonuna kadar onlardan geri bildirimleri alacağız. 2018 Eylül ayından itibaren bütün öğretmenlerimize ve velilerimize programların ayrıntılı olarak tanıtılacağı toplantılar düzenlenecek. 2017-2018 eğitim öğretim yılı boyunca öğretmenlerimizin kendi branşlarına dair programları incelemeleri ve uygulamaya yönelik dokümanlar üretmeleri için atölyeler yapılacak. 2017-2018 eğitim öğretim yılı sonunda ve 2018-2019 eğitim öğretim yılı başında öğrencilerimizin yeni programa geçişte eksikliklerini telafi edecek oryantasyon eğitimleri yapılacak. Bu hazırlıklarımızla 2018-2019 eğitim öğretim yılına tüm sınıflarda ve tüm derslerde, yeni müfredatla eğitim öğretim sürecimize istikrarlı ve çok daha güçlü, yeni ve yenilikçi şekilde devam edeceğiz.”

Bakan Yılmaz, fen bilimleri dersinde bazı üniteye ait konu ve kazanımların yerlerinin değiştirildiğini, kazanımların içeriklerinin sadeleştirildiğini belirterek, ihtiyaç duyulmayan bilgi yüklemelerinin önüne geçildiğini söyledi. Kazanımların hayatla ilişkilendirilmesine özen gösterildiğini belirten Yılmaz, öğrencide merak uyandıracak konulara ağırlık verildiğini ifade etti.

Zorunlu din dersi gelecek hafta askıya çıkıyor

Bakan Yılmaz, bir soru üzerine, zorunlu din dersi müfredat taslağının gelecek hafta açıklanacağını belirtti. Askı süreci için bir haftalık süre vereceklerini aktaran İsmet Yılmaz, “Bütün görüşleri aldıktan sonra yetiştirebilirsek, ki yetiştirebileceğimizi düşünüyoruz. Önümüzdeki eğitim öğretim yılında yeni müfredatla başlayacağız.” dedi.

Yılmaz, bir başka soru üzerine, Millî Mücadele´nin önderi ve Cumhuriyet´in kurucusu Gazi Mustafa Kemal Atatürk´ün fikirlerine, milli mücadelenin millete açtığı ufkun getirdiği fikri gelişimin gereklerine öğretim programlarında açıkça yer verdiklerini kaydetti. Millî Mücadele´nin ve tam bağımsızlığın öneminin programlarda her fırsatta vurgulandığını aktaran Bakan Yılmaz, “Bakanlığımız tarafından yenileme çalışması tamamlanan öğretim programlarının temelinde bilimsellik, çağdaşlık, akılcılık, ilericilik, millilik nitelikleri vardır. Cumhuriyet´in kuruluşundan itibaren temel eksen olarak kabul edilen bu temel, bizim eğitim anlayışımızın da temelidir. Atatürk´ün Cumhuriyet´in kuruluşunda eğitim konusunda gösterdiği amaçlar, eğitim bilimlerinin ve derslerinin içinde yer aldığı ilgili bilim alanlarında dikkate alınarak ifade edilmiştir.” diye konuştu.

İnkılap Tarihi ve Atatürkçülük dersi konularına ilişkin de detayları paylaşan Yılmaz, bu derste Gazi Mustafa Kemal Atatürk´ün 1. Dünya Savaşı´na kadar süren eğitim ve askerlik hayatının içinde bulunduğu toplumun siyasi, sosyal ve kültürel yapısı ile ilişkilendirilmesi, ayrıca eğitimi, öğretmenlerinin kişiliğinin oluşumuna etkilerinin değerlendirilmesi, Selanik, Manastır, İstanbul, Şam ve Sofya şehirlerindeki siyasi ve sosyal ortamı ile okuduğu kitapların yerli ve yabancı düşünürlerin fikir akımlarının etkileri ile Çanakkale Cephesi´ndeki zaferler ve milli mücadele gibi konuların yer aldığını anlattı.

“Atatürkçülük, Atatürk´ün kurduğu Cumhuriyet´i güçlendirmekten geçer”

Bakan Yılmaz, bu derste ayrıca Millî Mücadeleye katılan İsmet İnönü, Kazım Karabekir, Fevzi Çakmak, Sütçü İmam, kadın kahramanlardan Halide onbaşı, Şerife Bacı, Fatma Seher Erden, Gördesli Makbule, Tayyar Rahmiye gibi isimlerin yeni müfredatta yer aldığına vurgu yaptı.

Yılmaz, bu derste öğretilecek başlıkları saydıktan sonra, “Şimdi sorarım. Atatürk´ün hangi kazanımıyla ilgisi vardı da çıkarıldı? Hangi konu eksik kaldı? Tek kimse söyleyebilir mi? Atatürk´e ilişkin öğretilmesi gereken ancak çıkarılan hiçbir konu yoktur. ” ifadelerini kullandı.

Gerçek Atatürkçülüğün, Atatürk´ün kurduğu Cumhuriyet´i güçlendirmekten geçtiğini vurgulayan Bakan Yılmaz, “Eğer Türkiye´yi siz borç alan bir ülke durumuna getiriyorsanız, Atatürkçülükten bahsettiğinizde doğru bir şey yapmış olmuyorsunuz. Eğer Türkiye yardım alan bir ülke idi ise siz o zaman Atatürk´ü anlamamışsınız demektir. Türkiye´yi güçlü kılarsanız, en büyük Atatürk´ün yolunda ilerliyorsunuzdur. Eğer Türkiye´yi muhtaç hale getirirseniz, o zaman sözde Atatürkçü olursunuz. Biz sözde değil özde Türkiye Cumhuriyeti´ni güçlendirmek için çalışıyoruz.” şeklinde konuştu.

Pilot program başlıyor

Ortaokul 5´inci sınıflarda yabancı dil ağırlıklı eğitim hedefine ilişkin bilgi veren Yılmaz, yeni uygulamayı pilot illerden başlatacaklarını, sonuca göre yabancı dil eğitimini Türkiye´nin tamamında gerçekleştireceklerini ifade etti. Bakan Yılmaz, “Şu anda atanmak üzere bekleyen İngilizce öğretmenlerinin hepsini alsak bile ihtiyacımızı karşılamıyor. Buradan mevcut İngilizce öğretmenlere hizmet içi eğitimlerin arttırılması lazım. Hepsini alsak bile ihtiyacımız var. O halde Türkiye´de İngilizce eğitimi veren kurslar, üniversiteler ve diğer okullar dahil bir iş birliği yapılması lazım.” dedi.

Pilot okullarda zorunlu derslerin yanı sıra toplam zorunlu yabancı dil dersi verileceğini, uygulama sürecinde öğretmen eğitimleri ölçme, değerlendirme sisteminin yeniden yapılandırılması ve izleme değerlendirme çalışmalarında bulunulacağını ifade eden Yılmaz, “Pilot okulların belirlenmesi amacıyla 81 ilden belirli kriterlere göre uygulama yapacak okulların listesi şu an için 681 olarak belirlendi. Yaklaşık öğrenci sayısı ise 120 bine yakın. İnşallah bu uygulama başarılı olduğunda, diğer okullarımıza yansıtacağız.” diye konuştu.

TEOG´da açık uçlu soru dönemi

Temel Eğitimden Ortaöğretime Geçiş (TEOG) Sistemi kapsamında yapılacak sınavlarda açık uçlu sorularla ilgili bir soru üzerine Bakan Yılmaz, şunları söyledi: “Bundan sonra yapılacak ilk TEOG´dan başlamak üzere 6-8 arasında açık uçlu soruyu öğrencilerimize sormayı öngörüyoruz. Bu soruların net bir şekilde ölçülebilir olmasına önem veriyoruz. Dolayısıyla herhangi bir tartışmaya gerek kalmadan, kişisel yorumu içermeyecek ama verilen bilgileri analiz ederek soruları cevaplayabilecekleri açık uçlu soruların sorulmasına ihtiyaç duyulmaktadır. Eğitimin kalitesinin artırılmasını istiyoruz. Bu hedef doğrultusunda açık uçlu sorular, objektif, puanlanabilen sorulardan oluşacak.”

“Doğrusunun aslından öğrenilmesi lazım”

Yeni müfredatta cihat kavramına yer verilip verilmeyeceğine ilişkin bir soru üzerine Yılmaz, bu kavramın imam hatip liselerinde fıkıh ve temel dini bilgiler derslerinde yer aldığını belirtti.

Cihat ile ilgili kavramın Kur´an-ı Kerim´de bir ayette geçtiğine işaret eden İsmet Yılmaz, şöyle konuştu: “Dolayısıyla siz buna yok deseniz de o yok olmuyor. Dolayısıyla o halde doğrusunu ve çerçevesini evlatlarımıza öğretmemiz lazım. Bunu yaparsak yanlış anlamaları da ortadan kaldıracağız. Dört başı mamur şekilde cihat kavramının evlatlarımıza verilmesi bu ülkenin en büyük kazanımıdır. Cihadın gerçek anlamı ülkenizi sevmektir, vatanınızı sevmektir. Kırmak, dökmek, savaşmak bunun içine girmez. Ama vatan koruması gerekiyorsa Mehmetçik, asker niye var? Niçin şehitlerimiz var? Dolayısıyla cihadın ne olup olmadığının öğretilmesi de bizim Bakanlığımızın asli görevleri arasındadır. Bundan rahatsız olmaya gerek yok. Sizin dışınızdaki birileri cihat kelimesini ortaya attığında, bizim gençler bunu merak edip yanlış yerden mi bilgi edinmesi daha doğru olur, yoksa böyle bir şey dinimizde var, doğrusu nedir diye onun aslından öğrenmesi lazım. Dolayısıyla biz cihat kavramının ne olduğunu ve ne olmadığını din derslerinde, fıkıh derslerinde evlatlarımıza vermek istiyoruz.”

15 Temmuz yeni müfredatta

Güncellenen öğretim programları arasında yer alan 4, 5, 6 ve 7´nci sınıflarda okutulan sosyal bilgiler dersi öğretim programında “toplumsal hayatımızda demokrasi” kazanımının işlenmesi sırasında, 15 Temmuz Demokrasi Zaferi ve Milli Birlik Günü´nün ele alınmasını isteyeceklerini bildiren Yılmaz, Türkçe dersleri ile Anadolu imam hatip lisesi meslek derslerinde de 15 Temmuz´un da yer alacağını kaydetti.

Bakan Yılmaz, şöyle devam etti: “Ayrıca ortaöğretim çağdaş Türk ve dünya tarihi dersinde ´90 sonrası Türkiye´de meydana gelen siyasi ekonomik, sosyokültürel ve bilimsel gelişmeleri açıklar´ kazanımı bulunuyor. Burada da FETÖ, Paralel Devlet Yapılanması´nın yapısı, amaç ve hedefleri ile 17-25 Aralık 2013 ve 15 Temmuz 2016 darbe girişimindeki rolleri ele alınsın istiyoruz. Ortaöğretimde Türk dili ve edebiyatı dersinde destan ve efsane ünitemiz var. Burada 15 Temmuz Demokrasi Zaferi ve şehitleri konusunda öğrencilerin tercih ettiği bir türde yazı yazması istenecek. Ortaöğretim inkılap tarihi ve Atatürk dersi, daha önce Atatürk´ün ölümü ile birlikte duruyordu. Şimdi 2016´ya kadar getiriyoruz. 90 sonrası gelişmelerde, 28 Şubat müdahalesi, 27 Nisan e-muhtırası ve 15 Temmuz darbe teşebbüsünün etkilerine değinilmesini istiyoruz. Terörün ve terör örgütlerinin PKK, DEAŞ, FETÖ´nün ortaya çıkış nedenleri ile terörü önlemeye yönelik tedbirlere, 15 Temmuz 2016 darbe kalkışması örneği üzerinden değinilmesini istiyoruz. Bir destan, bir efsane, bir kahramanlık öyküsü. Bu ülkede ebediyen hür ve bağımsız yaşatacak olan irade, milletin kendi demokrasisine, vatanına, milletine sahip çıkma kararlılığıdır. Demokrasi, eğer sahip çıkarsanız siz onu hak ediyorsunuz demektir. Türk milleti, 15 Temmuz´da demokrasiyi ve milli iradeyi hak ettiğini, hem de dünyada hiçbir ülke vatandaşlarının hak etmediği kadar hak ettiğini gösterdi. Bundan dolayı bu kazanımın nesilden nesile aktarılması için 80 milyon hep beraber çalışmamız lazım. Her bölgeden insanımız var. Bu milli birlik ve demokrasi kazanımımızı nesilden nesile aktaracağız.”

Terör örgütleri PKK, DEAŞ ve FETÖ´nün kavram olarak müfredatta yer alıp almadığına ilişkin bir soru üzerine de Yılmaz, “Yer alacak. Türkiye´de 1990 sonrası yaşanan siyasi, ekonomik gelişmeleri dikkate alıp da terörü görmeden olmaz. Dolayısıyla terörle yaşıyor muyuz? Terörden bahsetmediğimizde ortadan kalkıyor mu? Bence bunların yer alması uygun olur diye düşünüyoruz.” ifadelerini kullandı. Bakan Yılmaz, yeni müfredat için görüş ve önerilere açık olduklarını da dile getirdi.

Yorum eklemek için kullanıcı girişi yapmanız gerekmektedir. Giriş